TBMM’den Akran Zorbalığına Karşı Acil Önlemler Raporu

TBMM, akran zorbalığını milli güvenlik sorunu olarak değerlendirip önlemler almak için kapsamlı bir rapor hazırladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), akran zorbalığına karşı etkin önlemler almak amacıyla önemli bir adım attı. Dilekçe Komisyonu’na başvuran iki ebeveynin, çocuklarının okulda maruz kaldığı zorbalıkla ilgili talepleri üzerine, “İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu” kuruldu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü başkanlığındaki alt komisyon, Milli Eğitim, Sağlık, Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) gibi çeşitli kurumlarla yapılan görüşmeler ve okul ziyaretleri sonrasında, 10 ana bölümden oluşan 308 sayfalık bir taslak rapor hazırladı.

Rapor, akran zorbalığı ile mücadelede eğitimsel, idari ve hukuki süreçlerin entegre bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı. Eğitim kurumlarının yetki ve sorumluluklarının netleştirilmesi, rehberlik ve psikososyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi, velilerin süreçlere daha fazla dahil edilmesi, onarıcı adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması ve dijital platformların rolünün göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edildi.

Raporun dikkat çeken önerilerinden biri de, zorbalıkla mücadelede kullanılan dilin değiştirilmesi gerektiği yönündeydi. “Akran nezaketi” ifadesinin kullanılması önerildi. Bu yaklaşımın, çocukların empati, saygı ve hoşgörü gibi değerleri geliştirmelerine katkı sağlayacağı belirtildi.

Okullarda zorbalık olaylarının önlenmesi için fiziksel ortamların düzenlenmesi gerektiği vurgulandı. Kalabalık sınıf ortamlarının, öğretmenlerin öğrencilere birebir ilgi göstermesini zorlaştırdığına dikkat çekildi. Ayrıca, siber zorbalığın önlenmesi için cep telefonu kullanımının kısıtlanması uygulamasının yaygınlaştırılması tavsiye edildi.

Raporda, zorbalık davranışlarının ilerleyen yaşlarda suç ve şiddet eylemlerine yönelme riskini artırdığına da değinildi. Bu nedenle, çocukların güvenliği için polis ve jandarma tarafından okullarda eğitici faaliyetler düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.

Ebeveynlere yönelik öneriler arasında “Veli Akademisi” modelinin hayata geçirilmesi yer aldı. Bu modelle, ebeveynlere empati kurma, etkin dinleme gibi becerilerin kazandırılması hedefleniyor.

Rapor, sosyal medya ve dijital platformlarda çocukları hedef alan zorbalık içeriklerinin hızlıca tespit edilebilmesi için BTK bünyesinde yapay zeka destekli sistemlerin geliştirilmesini önerdi. Ayrıca, medya kuruluşlarının ve dijital içerik üreticilerinin çocuklara olumlu rol modeller sunan içerikler üretmelerinin teşvik edilmesi gerektiği ifade edildi.

Son olarak, TBMM bünyesinde çocuklara yönelik bir ihtisas komisyonu kurulması önerildi. Bu komisyonun, çocukların eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler gibi alanlarda yürütülen çalışmaları izleyip değerlendirmesi gerektiği belirtildi.

Rapor, 2018-2024 yılları arasında şiddete dayalı disiplin cezası alan öğrenci sayılarıyla ilgili verileri de içeriyor. 2018-2019 döneminde 15 bin 735 öğrenci, 2019-2020 döneminde 287 öğrenci, 2020-2021 döneminde 25 bin 20 öğrenci, 2021-2022 döneminde 14 bin 766 öğrenci ve 2022-2023 döneminde 20 bin 39 öğrenci şiddete dayalı disiplin cezası aldı.

Rapor, çocukların maruz kaldığı şiddet ve zorbalığın, milli güvenlik sorunu olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Çocukların korunması, sağlıklı ve dayanışmacı bir toplum inşası için kritik bir öneme sahip olduğu ifade edildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu