Osman Kırca’ya ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ Ödülü Verildi

Osman Kırca, Yörük çalgısı cura ile kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor, ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ödülünü aldı.

Antalya’da, hayatını dağlarda hayvan otlatarak geçiren ve Yörük çalgısı olarak bilinen üç telli curaya gönül veren Osman Kırca (71), Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ödülüne layık görüldü. Bu ödül, unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel mirası yaşatmaya çalışan Kırca’nın azmi ve yeteneğini taçlandırdı.

Kaş ilçesinde çocukluk yıllarında Torosların sarp arazilerinde çobanlık yaparken müziğe ilgi duymaya başlayan Kırca, yarım asrı aşkın bir süre boyunca Yörük geleneğini yaşatmaya çalıştı. 15 yaşında göç yollarında eline aldığı üç telli curasıyla atalarının mirasını günümüze taşımaya başladı. Babasının endişeleri nedeniyle çocukken sazına dokunamayan Kırca, gizlice hayvanları otlatırken çaldığı cura ile doğanın seslerini müzikle birleştirdi. Bu yeteneği sayesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ödülünü kazandı ve ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.

Osman Kırca, müzik öğretmenlerine de cura eğitimi vererek, 200 öğrenci yetiştirdiğini belirtti. Kırca, “Bu üç telliyi 15 yaşında elime aldım. O dönem çobanlık yaygındı ve göçler oluyordu. Çobanlar boğaz çalıyordu, ben de bunu üç telliye dökerek çalıyorum. Atalarımızdan öğrendiğimiz gibi nota kullanmadan müzik yapıyoruz,” dedi.

Çobanlık yapmak zorunda kaldığını ifade eden Kırca, “O zaman babamın hayvanları fazlaydı. Ben 5. sınıftan sonra okula devam edemedim. Müzik benim için her zaman bir tutku oldu. Hayvanların arkasında cura çalmaya başladım ve bu müzik beni Güney Kore’ye kadar ulaştırdı,” şeklinde konuştu.

Kırca, cura sayesinde birçok dost edindiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödül aldığını belirtti. “Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan gelen ekip, 12 gün boyunca memleketteki cura ustalarını izledikten sonra bana telefon etti ve ödül alacağımı bildirdi,” dedi.

Yaşına rağmen konserlere katılmaya devam eden Kırca, Yörük derneklerinde düzenlenen etkinliklerde yer aldığını ve müziğin önemini vurguladı. “Bu geleneklerin unutulmaması için çok şey yaptım. Devletin bize bir okul yapmasını ve çocukları eğitmemi isterim. En küçük oğlum da çalıyor, ama konserlere katılmıyor. Bu cura bana birçok dost kazandırdı,” diyerek duygularını ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu